Yazı Detayı
20 Mart 2017 - Pazartesi 20:39 Bu yazı 787 kez okundu
 
TACİZ
Özgür KARAKAYA
 
 

Tedirgin etmek, kişinin haklarının hiçe sayılmasını ve acizliği getirmektedir. Sefil düşüncenin de halsizliğidir. Kimi zaman da sözel, fiziksel, psikolojik istismar yoluyla kişiyi zor durumda bırakmaktır.

Korkunun tohumlarını ekmeyi meydana getirebilir.İnsana kendisini aciz htirmeyi de getirmektedir.

Sokakta yürüyen kadına laf atmak, onu küçük düşürücü sözler söylemek ya da otobüste rahatsızlık vermeyi de kapsamaktadır.

Ataerkil toplumun yansıması kadınlara bilinçaltlarında boyun eğmeyi getirmektedir. Kimin başına gelirse gelsin sebebi bunu yapanda değil bu tavra uğrayanda aranmaktadır.

Ataterkil sistem kadını özel bir alana iterek kapitalizme daha çok hizmet eder. Bu iki sistem birbirini destekleyerek birbirinden beslenirler.

Öyle ki neredeyse kötü muameleye muhatap olmamak için kendilerine ayrılan o özel alandan çıkmamaları empoze edilir.

Böylece daha az parayla, daha az sosyalleşecekleri alanlarda kalır kadınlar. Bu ortamda bile başlarına gelen tacizden kendilerini suçlayacak bir bilinçle yaşarlar. İtiraz edecek yerde gizleyip saklanır.

Gizlilik de, utançta suçluluğun diğer kaynaklarıdır. Kusurluluk duygusu yaratmayı ve değersizleştirmeyi getirmektedir...

Taciz davranışları, her ne şekilde olursa olsun, her ne sebepten olursa olsun hoş görülmemelidir.

Kabullenilemez bir durumdur. Sistemin ürettiği politikaların sonucudur. Ağza alınmayacak korkunç aşağılama tehdit ve hakaretler de karşımıza çıkmaktadır. Kadınlara yönelik taciz olaylarının sorumlusu da mevcut sistemdir.

Sistemin yarattığı, eğitimsizlik, yoksulluk, adaletsizlik ve vicdansızlık da toplumsal değerleri olumsuz etkilemektedir.

Erdemli olmak tacizle bağdaşmamaktadır. Her taciz ırkçıdır. Sokakta tek başına yürürken kendini güvende hmek de insan hakkıdır.

İnsana verilen önem demokrasinin de ulaştığı noktayı göstermektedir. Çarpıklığı dönüştürmek yerine hala bundan besleniliyorsa kadınların yaşadıklarına seyirci kalınmaya devam edilecektir.

Muhafazakar politikaların toplumda yarattığı çürüme, yargının taciz davalarında suçluluların aklanması ya da geç kararları alması da önemli durumlardır... Konuya yaklaşımı olumsuz etkilemektedir.

Pembe otobüsün bir çözüm olarak sunulması da tekçi zihniyetin eseridir. Bunun yerine erkek egemen toplumun kadınları taciz etme rahatlığını caydırıcı önlemler yasal olarak alınmalıdır.

Ama maalesef bir insanın en doğal hakkı olan yaşama hakkına bile tecavüz edip, hatta önce bildiğimiz cinsel tecavüzü gerçekleştirip, sonra da öldüren biri bile bir kaç yıl ile kurtuluyor. Bu böyle olunca da çirkinlikler ve tacizler sürüp gidiyor elbette.

Taciz hiç bir koşulda kabul edilemez ve hem kişi hem de toplum için olumsuz sonuçlar getirir. Eril dile son verilmesi gerekmektedir.

Bir çok davada da kadının davranışının sorgulandığını görmekteyiz. Kendimizle yüzleşmeyi yapamamaktayız.

İktidarların,kurumların,siyasetin ve dini anlayışın yarattığı hakim erkekçi iklimin sonuçlarıdır.

Kadın nazlandı ya da eve misafir kabul edilerek kuyruk salladı denilerek kadına yönelik taciz, şiddete toleranslı bakılmasına sebep olmaktadır.

Ceza indirimleri erkek egemen yargının referansları haline dönüşmektedir. “Bağırmadı” nasıl bir indirim ve rıza sebebi olabilir ki?

Her türlü yıkıcı davranışın sorumluluğu almak da kadına düşmektedir. Ezilmişlik değersizlik duygusuna sebep olmaktadır.

Taciz olayını sadece bir grupla özdeştirmek de ayrımcılıktır. Kadın baştan cıkarıyor, kadının hatasıdır.

Dekolteli kadın – dekoltesiz kadın ayrımı da bu ayrımdan türetilecek olan da `tahrik ve rıza unsurudur.

Bu durumda dekolte giyen kadın tahrikçi kategorisine girmektedir. “Dişi kuyruk sallamazsa erkek dolanmaz” , denerek çoğunlukla kadına karşı aşağılıyıcı, ayrımcı bir dil kullanılarak, kadına ikinci bir travma yaşatılmaktadır.

Kadını suçlu ilan eden bu eril bakış tacizci ve kadına şiddet uygulayanların da yüreklenmesine sebep olmaktadır.

Taciz olaylarında saldırgandan daha cok mağdur sorgulanmaktadır. Cinsel şiddet de bazı tv yapımlarında olağanlaştırılmaktadır.

Cesur karakterler üzerinden romantikleştirilerek görünmez kılınmaktadır. Cinsiyetçi davranışlar tacizi normallestirmektedir.

Kadın- erkek eşitliği düşüncesini içsellestirilmeden yapılan her öneri, yüzeyde kalacaktır. Sesizlik de taciz ve istismarın yeniden üretilmesini sağlamaktadır.

“Kadın mini etek giymiş”, “Kadının o saatte orada ne işi varmış?” kadın istediği saatte istediği yerde zarar görmeden istediği davranışı sergileyebilmelidir. Gözaltında da tacizler yaşanmaktadır.

Tacize yeterince tepki verilmemesi de sistem anlayışında `munferit` olarak nitelenmesine sebep olmaktadır. Kelime hukuki anlamda kullanıldığında tehdit edici, rahatsızlık veren ve tasvip edilmeyen davranışları kasteder.

Kişinin saygısız ve zararlı davranışın hedefi olmasıyla başlar, oysa bütün ülke çoğrafyalarının yasanabilirliğini canlılar ve en başında da insan sağlamaktadır.

Taciz; kişinin benlik değerini, kendisine saygısını ve sevgisini, ve kendini algılayış bicimini ciddi biçimde tahribata uğratmaktadır, Kişinin kendini değersiz ve umutsuz hmesine sebep olur.

Sistematik bir sekilde gelişmektedir. Tekrarlayıcı ve süreklidir. Söylenenlere geçmeden iyice duymaya calışmalıdır.

Neden, niçin gibi soruları gündeme getirecek, bir sorgulama, yüzleşme sürecidir. Bireyin kendisini kayırmadan bu sorgulama sürecine içersinde yer almalıdır.

Uzun terapiler sonucu normal hayata dönebilecekleri bir travmadır taciz bazı durumlarda. Bunu en çok ensest tacizlerde görüyoruz.

Tacize uğrayan tarafın isteklerine koşul öne sürülmemelidir ve saygılı davranılmalıdır. Sabırlı olmak gerekmektedir. Tacizi gerceklestirilenler ortamlardan uzak tutulmalıdır.

Çalışma hayatındaki tacizleri daha farklı şekillerde de görebiliyoruz. “Mobbing” dediğimiz tarzdır bu.

Alaycı tavır, işine engel olma, görmezden gelme, bilinçli yıpratma gibi... Elbette yine cinsel taciz de vardır.

Tacize uğradığını kanıtlayacak yazışma, not, mesaj, e posta gibi belgeleri tutmalıdır.Kişi, eğer sendika veya meslek örgütü gibi bir kuruma üye ise destek istemelidir.

Tacizin en önemli göstergelerinden biri stres, devamsızlık verimlilikte düşüştür. Konu tarafsız kişiler tarafından gizlilik ilkesi gözeterek araştırılmalıdır.

Dekolte giyinmek taciz sebebi değildir. Çünkü sebep sonuç ilişkileri bunu söylemektedir. Kadın dekolteli olmasa da tacize uğrayabilirdi.

Söylem olarak `kalcan kadar önemlisin` Eteğinden taşan beden parcalarınça gözdesin gibi çirkin telkinler fısıldanır kadına.

Kafasıyla değil kalçasıyla var olur söylemi gün yüzüne çıkartılır. Kadının da isteğiyle ezilebilmektedir.

Tacizi ahlakçı bir bağlamda tartışmanın da muhafazakar-cinsiyetci eril kültürle bağlantısı bulunmaktadır.

Bu kültürde tacizle ilgili konuların kolayca ahlakçı bir bağlamda anlam kazandığını görürüz.

Tacizi bir ahlak sorunu olarak kodlayan söylemlerden de uzak durmak gerekmektedir. Cinsellik ile tacizi ve hatta şiddeti ayırt etme güçlüğü yaratmasıdır.

Tacizin yaygın bir toplumsal sorun oldugu kabul edilmediği ve olay suç ve ceza ahlak ve namus terimleriyle düşünüldüğü için hem kişiler hem kurumlar olayı inkar yoluna gitme ya da üstünü örtme

yoluna gitmektedirler. Taciz ve şiddet de bu güç iliskilerinin bir ürünüdür.

Tacize karşı etkin bir koruma sağlanmamasıdır. Bireyin kendisini kayırmadan bu sorgulama sürecine adım atmasıdır.

Karşısındakine saygı göstermek, onu insan olarak görmek ve ona çektirilen acıyı kabullenmek demektir.

Tacizin konuşulması, paylaşılması önemlidir. Taciz polisin yanlış uygulamaları olarak da karşımıza cıkmaktadır. Sokaklarda kisisel alanı ihlal etmeden yürümeye, durmaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Otobüste de gerektiği sekilde oturulmalıdır.

Ayrıca tacizi insanlar dışındaki canlılarda ve hatta doğa için de konusmak gerekmektedir. Yetişkin insanlara gerekli olmayan süt endüstirisi için ineklerin midelerine delikler açıp üretimi artırma yoluna gidilmekte.

Tavuklar da zorla yumurlatılıp yumurtularına el konmakta. Basit bir hırs için orman da taciz edilmekte.

Mücadeleye başlamadan önce yüzleşmek gerekmektedir. Olayın idari soruşturulması. Tacizi gönüllü ilişki gibi ayrı bir kategorik alana çekmek olayı görünmez kılınmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Önleyici düzenlemeleri yapılması bu tip durumun meydana gelmesini önleyecektir.İnsana ve doğaya iyi bakılması öğretilmelidir.

Kisinin özel alanın hukukun korunması altında oldugu da hatırlatılmalıdır. Eğitim bilinci yükseltilmeli, farkındalığın artırılması atılacak adımlar tacizkar ifade ve davranışlarında önlenmesine katkı sağlamaktadır.

Eğitim sistemi baştan aşağı, laik,bilimsel ve demokratik bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

Tacizle mücadele etmek arkasında durulması gereken harekettir.Kişiye bebekliğinden itibaren bedenine dokunulduğunda yaptıklarımızı ve nedenlerini açıklamak faydalı olacaktır.

Ve bu çağ dışı zihniyetten kurtulma mücadelesinde kadın erkek el ele mücadele etmeleri gerekmektedir.

Sessiz kalınmamalıdır. İnsan ve onur birbirinden ayrılmazdır. Kadın sığınma evleri artırılmasında yararlar vardır.

Taciz bir saldırganlık halidir. Her şeye karşın olabilir, Bu fikri oluşturacak ortamlardan zihni uzaklaştırmak da ancak güzel bir ruh haline sahip olmakla olur.

 

 
Etiketler: TACİZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Haziran 2019
JAMES BOND
30 Okunma.
24 Haziran 2019
İNSANIN ÖMÜR TÖRPÜSÜ NEFRET DİLİ
19 Okunma.
21 Mayıs 2019
İNSAN HAKLARI TARİHİ
38 Okunma.
03 Mayıs 2019
KISKANÇLIK
63 Okunma.
06 Nisan 2019
 UTANMAK
120 Okunma.
27 Mart 2019
İNSANIN EN ÖNEMLİ MEZİYETİ TECRÜBE
113 Okunma.
20 Mart 2019
HIRS
129 Okunma.
20 Şubat 2019
 CUMHURİYETÇİLİK
237 Okunma.
04 Şubat 2019
ANARŞİZİM
491 Okunma.
27 Aralık 2018
SAĞ İDEOLOJİNİN DOĞUŞU
422 Okunma.
17 Aralık 2018
 KARANLIKTA …
233 Okunma.
29 Kasım 2018
BAŞARI
363 Okunma.
16 Kasım 2018
ÖZÜR DİLEMEK,
185 Okunma.
30 Ekim 2018
ORHAN VELİ KANIK
201 Okunma.
12 Ekim 2018
KARİYERİZM
329 Okunma.
05 Ekim 2018
SESSİZLİK
243 Okunma.
28 Eylül 2018
SOLCULUK
304 Okunma.
13 Eylül 2018
EROTİZİM
504 Okunma.
06 Eylül 2018
“BİR İNSAN KÖPRÜ KURAR BİN İNSAN GEÇER ”
533 Okunma.
28 Haziran 2018
LÜMPENLİK
338 Okunma.
06 Haziran 2018
TABU
369 Okunma.
21 Nisan 2018
VOLTRAN
448 Okunma.
17 Nisan 2018
KOMİNİZM
326 Okunma.
01 Nisan 2018
KÖLELİK
453 Okunma.
27 Aralık 2017
HALKÇILIK
614 Okunma.
11 Aralık 2017
METAFİZİK
561 Okunma.
30 Kasım 2017
BEST-SELLER
510 Okunma.
24 Kasım 2017
EVET
454 Okunma.
08 Ekim 2017
HAYIR
614 Okunma.
12 Temmuz 2017
YOZLAŞMA…
664 Okunma.
22 Haziran 2017
BENCİLLİK
597 Okunma.
19 Mayıs 2017
BAĞIMSIZLIK….
721 Okunma.
15 Mayıs 2017
ÜLKEMİZDE ÇOCUK GELİNLER
712 Okunma.
01 Nisan 2017
DEVRİMCİLİK
727 Okunma.
22 Aralık 2016
AYDINLIK
1097 Okunma.
04 Kasım 2016
LAİKLİĞİN GETİRİSİ
1090 Okunma.
Haber Yazılımı