Yazı Detayı
10 Nisan 2021 - Cumartesi 12:40 Bu yazı 169 kez okundu
 
İNADIM İNAT!
Hadi Önal
 
 

İnadım inat! Ya dediğim olacak ya dediğim olacak! Ben diyorsam güneş batıdan doğacak, doğacak mı doğacak… Su yanacak, yanacak mı yanacak… Cacık yoğurtsuz olacak, olacak mı olacak… Ben diyorum ya isteseniz de istemeseniz de pire deveyi yutacak!

Bir konuda ayak direnme, ısrar etmek anlamlarıyla kullanılan inat, insanoğlunun kötü huylarından birinin adıdıe. Bu huy, çocukta çok daha kendini belli eder. İsteği yerine getirilmeyen çocuk, öfkelenir, söz dinlemez, ağlar, bağırır, kendini yerden yere atar. Çocuğun dediğini yaptırmaya yönelik bu davranışı, onun duygusal gelişiminin bir parçasıdır. “Ben de varım”, “beni de görün fark edin”, diye istediğini elde etmeye çalışan çocuğun ebeveyni bu durumu sabırla karşılaması ona inatlaşmasının yanlışlığını defaten anlatması takip edilmesi gereken en doğru yoldur. Bu marazi durum; edinilen eğitim, kazanılan tecrübe ve bilgi ile törpülenir ve zaman içerisinde kaybolur. Eğitim, bilgi ve tecrübe bu kötü huyun adeta panzehirleridir.

İlkokul yıllarında okuma kitaplarında yer alan “inatçı keçi” masalını sanırım bilmeyeniniz yoktur. Hatırlayalım. Köylünün birinin, biri diğerinin yaptığı her şeyin tam da tersini yapan iki inatçı keçisi varmış. Öyle ki keçilerden biri otlamak için ağılın kenarından akan derenin sol tarafına gitse diğeri mutlaka sağ tarafına gidermiş. Derken bu iki keçi bir gün derenin tek köprüsü üzerinde karşılaşmışlar. Biri diğerine “çekil, yolumdan karşıya geçeceğim”, demiş. Öteki, “sen çekil” demiş. İş inada binince kafa kafaya toslayarak kavgaya başlamışlar. Sonra her ikisi de köprüden aşağı azgın suların aktığı dereye düşmüşler. Boğulacakları sırada yaptıkları hatayı anlamışlar, “keşke bu kadar inatçı olmasaydık”, demişler; ama iş işten geçmiş.

Şimdi bana, çocukluğumuzda kalan nasihat yüklü bu masalı neden hatırlattın, diyenleriniz olacak. Efendim! Çok az da olsa bazı yetişkinler çocuklukta kalması gereken bu marazi durumu bir türlü üzerlerinden atamıyorlar. 70’şine merdiven dayasalar da bu hastalıklı hallerini devam ettiriyorlar. İşte ben bu tiplere imkân verilmemesinin gerektiğini vurgulamak için hatırlattım. Bu marazi durumu ister kişinin aldığı eğitim noksanlığına ister genetik yapısına bağlayın inatçılık her halükârda tedavisi zor bir hastalıktır. İnat, yaradılıştan gelen kibir ve hırsla beslenirse kişi kötülük üreten bir robota dönüşür. Adeta felaket rüzgârı gibi eser. Bu kötü huyların anaforuna kapılan insanın hem kendisine hem de çevresine verdiği tahribatın önü alınamaz. Hele de böylesi bir insanı, tesadüfler bir şekilde yöneten bir konuma taşımışsa…

İnatçılık hastalığına yakalanan kişiler, kendi düşüncelerinin doğruluğuna o kadar inanmışlardır ki konunun uzmanlarıyla dahi istişare yapmazlar. Israrla söylediklerinin veya planladıklarının kabul edilmesini isterler. İnat ettikleri konunun anlamsız, yersiz ve haksız olduğunu bilseler dahi inadım inat derler. Onlar için inattan vazgeçmek tükürdüğünü yalamaktır. Bu tiplere sözlerinin veya davranışlarının hatalı olduğunu kabul ettirmeye çalışmak deveyi hendekten atlatmaktan zordur. Hatta bu kişilere hatalarını söylemek, onların inadını kırmaz daha da kamçılar.

Azimle inadı biri birine karıştırmamak gerekir. Azimde akıl ve irade; inatta cehalet ve direnme vardır. “İradenin eşekliği” olarak da tanımlanan inadın dereceleri vardır. Atalarımız inadın derecelerini hayvan rumuzlarıyla sınıflandırmışlardır. Söylediğinden veya yaptığından dönmeyenin inadına,“eşek inadı”, yumuşatılmayan, yok edilmeyen inada, “gavur inadı”

huysuzlukla birleşen inada “katır inadı”, bir türlü yumuşamayan, sürdürülen inada ise “keçi inadı” demişler.

Biz, Bernаrd Bаrton’unn “düşüncelerde inаt; şiddet ve aptallığın en açık belirtisidir.” Tolstoy’un: “kibir ve inat bir kişinin kendini önce mükemmel görmesini sonra da sonunu hazırlar.” Goethe’nin: “Görüşünde ısrar eden kimse, bizi yalnızca o görüşten vazgeçmeyeceğine inandırır.”, sözlerini bir tarafa bırakarak yazımızı Neyzen Tevfik’in bir dudak tebessümü ile noktalayalım.

Neyzen Tevfik, gece meyhaneden çıkmış evine dönmektedir. Dar bir sokakta hiç sevmediği iri yarı bir başka sarhoşla karşılaşır. Sokak dar, birinin mutlaka yol vermesi gerekmektedir. Neyzen inat, adam, Neyzen´den de inattır. Neyzen, adama “çekil yolumdan”, der; Adam, ben senin gibi ciğeri beş para etmez herife yol vermem!” deyince Neyzen hemen kenara çekilir, adama: “Buyur! Ben veririm”, der ve yolu açar.

 
Etiketler: , İNADIM, İNAT!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Ekim 2021
MEDYA'NIN GÜCÜ MÜ, GÜCÜN MEDYASI MI?
31 Okunma.
10 Ekim 2021
DİNDAR ANAYASA ÇÖZÜM MÜ?
45 Okunma.
03 Ekim 2021
UĞURSUZLUK MU? EVET…
43 Okunma.
26 Eylül 2021
BÜTÜN BUNLARIN HESABI SORULACAKTIR
64 Okunma.
19 Eylül 2021
MANSUR YAVAŞ, YANDAŞ MEDYA VE HASETLİK
77 Okunma.
13 Eylül 2021
PARA TUTSAKLIĞI
85 Okunma.
06 Eylül 2021
ABD’NİN YEŞİL ANAHTARLARI
129 Okunma.
29 Ağustos 2021
KATİL AYAĞA KALK!
98 Okunma.
28 Ağustos 2021
AĞUSTOS AYI; TÜRK'ÜN ZAFERLERLE TAÇLANDIRDIĞI,
83 Okunma.
22 Ağustos 2021
YALAN
86 Okunma.
15 Ağustos 2021
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
132 Okunma.
10 Ağustos 2021
BİR GÜN MUTLAKA BU AYMAZLIĞIN HESABI SORULACAKTIR
137 Okunma.
04 Ağustos 2021
YÖNETİLMİYOR, SAVRULUYORUZ
131 Okunma.
31 Temmuz 2021
ORMAN YANGINLARINDA SUÇÜSTÜ
124 Okunma.
25 Temmuz 2021
SEVİYE ÇUKUR OLURSA!...
219 Okunma.
11 Temmuz 2021
İBLİSLE YARIŞAN MÜNAFIKLAR
185 Okunma.
04 Temmuz 2021
YÜZSÜZLÜĞÜN KATMERLİSİ
139 Okunma.
27 Haziran 2021
VİTRİNDE KUR’AN VE BAYRAK ARKADA TALAN…
128 Okunma.
20 Haziran 2021
ÇÖKME ÇÖKERTME VE ÇÖKÜŞ
155 Okunma.
13 Haziran 2021
HAM HUM ŞARALOP(HHŞP)
248 Okunma.
06 Haziran 2021
SİZ KİMSİNİZ?
151 Okunma.
31 Mayıs 2021
TEMİZ BİR GELECEK İÇİN…
258 Okunma.
23 Mayıs 2021
ZULME YETER ZALİME DUR DEMEZSEK…
268 Okunma.
16 Mayıs 2021
ÇARKINA TÜKÜREYİM!
323 Okunma.
09 Mayıs 2021
VAHŞİ
275 Okunma.
02 Mayıs 2021
BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN YEĞDİR
250 Okunma.
25 Nisan 2021
YALANLA YILAN SARMAŞ DOLAŞ
363 Okunma.
18 Nisan 2021
YA TISSS YA BAY KEMAL!
201 Okunma.
04 Nisan 2021
UÇUŞA VE UÇURMAYA DEVAM…
172 Okunma.
28 Mart 2021
SARAYIN KÖPEKLERİ
191 Okunma.
21 Mart 2021
BAHAR-NEVRUZ
282 Okunma.
21 Mart 2021
DEVLET-İ EBED MÜDDET VE ANDIMIZ
193 Okunma.
14 Mart 2021
MEHMET AKİF ERSOY İLE SÖYLEŞİ
265 Okunma.
07 Mart 2021
RAKAMLARIN DİLİ TUİK VE ÖTESİ
234 Okunma.
28 Şubat 2021
BEN SİZİN BABANIZIM BEN NE DERSEM O OLUR
169 Okunma.
21 Şubat 2021
AYA GİDİYORUZ
305 Okunma.
14 Şubat 2021
GÜÇ ZEHİRLENMESİ(HUBRİS SENDROMU)
341 Okunma.
07 Şubat 2021
KUYRUK
295 Okunma.
31 Ocak 2021
EDEP YA HU EDEP BİRAZ!
195 Okunma.
24 Ocak 2021
“KAPATANLARA” “KAPATMA” DİYEBİLİYOR MUYUZ?
165 Okunma.
10 Ocak 2021
YAĞCILIKTA SINIR YOKTUR
230 Okunma.
27 Aralık 2020
GIYBET VE SİYASET
203 Okunma.
20 Aralık 2020
KURU EKMEK
223 Okunma.
07 Aralık 2020
BEN SUSARSAM, SEN SUSARSAN, BİZ SUSARSAK…
275 Okunma.
04 Aralık 2020
ÇIĞLIK... ÇIĞLIĞA…
170 Okunma.
14 Haziran 2020
RANT HASTALIĞI VE SALDA
587 Okunma.
Haber Yazılımı