Yazı Detayı
17 Ekim 2021 - Pazar 11:15 Bu yazı 75 kez okundu
 
MEDYA'NIN GÜCÜ MÜ, GÜCÜN MEDYASI MI?
Hadi Önal
 
 

İnsan; kendini ve başkalarını tanımak; başkalarına kendi bilgi, duygu, düşünce ve tasarımlarını aktarmak ihtiyacında olan varlıktır. İşte biz bu aktarıma, iletişim diyoruz. İletişim; gönderici ve alıcı iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişidir.

İnsandan insana, insandan topluma kurulan bu iletişim zinciri, zaman içerisinde birçok aracın da devreye girmesi ve kullanılması sonucu kurumlaşmıştır. Günümüzde bu kurumlar ve kitle iletişim araçları, hayatımızın vazgeçilmezlerindendir. Onlarsız hayatı düşünmek mümkün değildir.

Görsel, işitsel veya her ikisini bir arada bulunduran kitle iletişim araçlarının tümüne medya diyoruz. Böylesine kapsamlı bir kurumun güç olarak varlığını sürdürmesi elbette yadsınamaz. O nedenledir ki medyaya bir devletin yasama, yürütme ve yargı erkinin yanı sıra gayri resmi olarak dördüncü güç denmiştir. Medya, dördüncü güç olarak toplumun gören gözü, işiten kulağı, çarpan yüreği, terazileyen vicdanıdır. Medya, güç olarak geniş halk kitlelerinin dertlerini, istek ve ihtiyaçlarını dile getirmek ve bunlara çözüm yolları üretmekle sorumludur. Asli görevi kamuoyunu bilgilendirme ve enformasyon olan medyanın birinci önceliği; yönetimin yanlışlarını, hatalarını, eksikliklerini görmek, irdelemek ve göstermek olmalıdır. Medya, geniş halk kitlelerinin çıkarlarından yana, şeffaf, halkı ve hakkı gözetmelidir. Bunun için de bağımsız ve bağlantısız olması şarttır, elzemdir.

Medya, bir büyük güçtür. Ama nerede? Elbette ki demokratik ülkelerde yani yasaması, yürütmesi, yargısı oturmuş ülkelerde. Türkiye gibi güçler ayrılığının ortadan kalktığı bir ülkede medyanın berttiğimiz alandaki gücünden söz etmek havanda su dövmekten farksızdır. Hele de yayın yapan kuruluşların sahipleri, sahip oldukları medyanın dışında her türlü ticari faaliyetlerde bulunan sermaye sahipleriyse ve sahip oldukları basın ve yayın kuruluşlarını ticaretlerinin bir aracı olarak görüyorlarsa orada medyanın bırakın güç olmasını gücün yanında yer alarak hakkı değil çıkarı, doğruyu değil işine yarayanı sergilemesi gayet doğaldır. Bu doğallık zaman içerisinde iktidara bağımlılığı getirir.

Şimdi dönün bir bakın Türkiye’ye medya; büyük ticari kuruluşların, holdinglerin adeta bir yan kuruluşudur. Doğal olarak patronlarının çıkarları doğrultusunda yayın yapmak mecburiyetindedir. Patronlar da yönetim ile ters düşmek istemezler. Sonuç? Sonuç, medya gerçek amacına uygun hareket edemez; gücün medyası olarak hükmünü ve varlığını sürdürür.

Medyanın bizleri bilgilendirdiği, fikir ve tavrımızı şekillendirdiği bir gerçektir. Hele de bizim gibi kitap okuma özürlü, 90’ı televizyon bağımlısı ülkelerde bu güç, sağlıklı düşünmenin önünde en büyük engeldir. Gözümüzün gördüğü, bizzat yaşadığımız olay ve durumlarda dahi bizleri yanıltan, tereddüde düşüren medyanın görmediğimiz, bilmediğimiz konularda yaptığı tahribatı varın siz düşünün.

Taraflı, tarafı da güçten yana olan medyanın yapacağı tahribatın boyutları, hayal dahi edilemez. Gerçeklerin üstünü örter, faydasızı faydalı, çirkini güzel, ahlaksızlığı erdem gibi gösterir, halkın sağlıklı bilgilere ulaşmasını engeller, kullandığı yol ve yöntemlerle algı oluşturur olmadı sahte bir gündemle halkın ilgisini başka yöne çeker.

Mesela Soma’da maden kazası olur 301 vatandaşımız tedbirsizlik sonucu feci halde ölerek hayatını kaybeder bu“madencinin fıtratında bu vardır”, diye geçiştirilir. Mesela yüzlerce hektar orman içerisinde canlılarla birlikte cayır cayır yanar bu “kadere” bağlanır.

Mesela deprem olur, çimento ve demir hırsızlığı ve denetimsizlikten kaynaklanan yıkım ve can kayıpları için “Allah’tan geldi”, ne yapalım denir. Mesela doğal gaza zam üstüne zam gelir ama halk Karadeniz’de bilmem kaçıncı defa bulunup da müjdelenen doğal gaz hayali ile uyutulur. Mesela hazine arazilerinin kapış kapış yabancılara satışı görmezden gelinir. Mesela…

Demokrasinin temellerinden biri olan medya elbette büyük bir güçtür. Hatta öyle bir güç ki yerine göre yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı denetler. Onların yanlış yapmalarının önüne geçer. Ancak bizim ülkemizde maalesef bu güç, Yasamayı, yargıyı ve yürütmeyi denetleme değil yönetme ve kullanma görevini üstlenmiştir. Peki, bu görevi kimin adına yapmaktadır? Elbette ki çıkarı için bir başka gücün adına…

Gücünü bağımsızlık ve tarafsızlıktan alan, olayları ve durumları gizlemeyen, çarpıtmayan; sermayenin ve iktidarların sözcülüğüne soyunmayan, birey ve toplumun hakkını ve hukukunu gözeten, çirkinleşmeyen, çirkinleştirmeyen bir medya özlemiyle

 

 
Etiketler: MEDYA'NIN, GÜCÜ, MÜ,, GÜCÜN, MEDYASI, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Kasım 2021
AH! ŞU DIŞ GÜÇLER YOK MU DIŞ GÜÇLER…
37 Okunma.
22 Kasım 2021
ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
51 Okunma.
15 Kasım 2021
KORKUNUN ANASI ÖLÜM, BABASI KAYBETMEKTİR
64 Okunma.
07 Kasım 2021
DİN, SAMİMİYETTİR
66 Okunma.
31 Ekim 2021
ONLAR AÇ PERİŞAN BİZ TOK VE MUTLUYUZ ÖYLE Mİ?ONLAR AÇ PERİŞAN BİZ TOK VE MUTLUYUZ ÖYLE Mİ?
75 Okunma.
28 Ekim 2021
TÜRKİYE CUMHURİYETİ 98 YAŞINDA
59 Okunma.
24 Ekim 2021
İSLAM’IN AYDINLIK YÜZÜ VAKIFLAR DA YOZLAŞTIRILDI
139 Okunma.
10 Ekim 2021
DİNDAR ANAYASA ÇÖZÜM MÜ?
72 Okunma.
03 Ekim 2021
UĞURSUZLUK MU? EVET…
67 Okunma.
26 Eylül 2021
BÜTÜN BUNLARIN HESABI SORULACAKTIR
115 Okunma.
19 Eylül 2021
MANSUR YAVAŞ, YANDAŞ MEDYA VE HASETLİK
101 Okunma.
13 Eylül 2021
PARA TUTSAKLIĞI
148 Okunma.
06 Eylül 2021
ABD’NİN YEŞİL ANAHTARLARI
189 Okunma.
29 Ağustos 2021
KATİL AYAĞA KALK!
158 Okunma.
28 Ağustos 2021
AĞUSTOS AYI; TÜRK'ÜN ZAFERLERLE TAÇLANDIRDIĞI,
133 Okunma.
22 Ağustos 2021
YALAN
116 Okunma.
15 Ağustos 2021
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
205 Okunma.
10 Ağustos 2021
BİR GÜN MUTLAKA BU AYMAZLIĞIN HESABI SORULACAKTIR
199 Okunma.
04 Ağustos 2021
YÖNETİLMİYOR, SAVRULUYORUZ
160 Okunma.
31 Temmuz 2021
ORMAN YANGINLARINDA SUÇÜSTÜ
169 Okunma.
25 Temmuz 2021
SEVİYE ÇUKUR OLURSA!...
246 Okunma.
11 Temmuz 2021
İBLİSLE YARIŞAN MÜNAFIKLAR
227 Okunma.
04 Temmuz 2021
YÜZSÜZLÜĞÜN KATMERLİSİ
171 Okunma.
27 Haziran 2021
VİTRİNDE KUR’AN VE BAYRAK ARKADA TALAN…
153 Okunma.
20 Haziran 2021
ÇÖKME ÇÖKERTME VE ÇÖKÜŞ
180 Okunma.
13 Haziran 2021
HAM HUM ŞARALOP(HHŞP)
276 Okunma.
06 Haziran 2021
SİZ KİMSİNİZ?
175 Okunma.
31 Mayıs 2021
TEMİZ BİR GELECEK İÇİN…
322 Okunma.
23 Mayıs 2021
ZULME YETER ZALİME DUR DEMEZSEK…
302 Okunma.
16 Mayıs 2021
ÇARKINA TÜKÜREYİM!
401 Okunma.
09 Mayıs 2021
VAHŞİ
331 Okunma.
02 Mayıs 2021
BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN YEĞDİR
301 Okunma.
25 Nisan 2021
YALANLA YILAN SARMAŞ DOLAŞ
394 Okunma.
18 Nisan 2021
YA TISSS YA BAY KEMAL!
236 Okunma.
10 Nisan 2021
İNADIM İNAT!
197 Okunma.
04 Nisan 2021
UÇUŞA VE UÇURMAYA DEVAM…
199 Okunma.
28 Mart 2021
SARAYIN KÖPEKLERİ
217 Okunma.
21 Mart 2021
BAHAR-NEVRUZ
336 Okunma.
21 Mart 2021
DEVLET-İ EBED MÜDDET VE ANDIMIZ
222 Okunma.
14 Mart 2021
MEHMET AKİF ERSOY İLE SÖYLEŞİ
299 Okunma.
07 Mart 2021
RAKAMLARIN DİLİ TUİK VE ÖTESİ
290 Okunma.
28 Şubat 2021
BEN SİZİN BABANIZIM BEN NE DERSEM O OLUR
203 Okunma.
21 Şubat 2021
AYA GİDİYORUZ
370 Okunma.
14 Şubat 2021
GÜÇ ZEHİRLENMESİ(HUBRİS SENDROMU)
376 Okunma.
07 Şubat 2021
KUYRUK
326 Okunma.
31 Ocak 2021
EDEP YA HU EDEP BİRAZ!
222 Okunma.
24 Ocak 2021
“KAPATANLARA” “KAPATMA” DİYEBİLİYOR MUYUZ?
190 Okunma.
10 Ocak 2021
YAĞCILIKTA SINIR YOKTUR
267 Okunma.
27 Aralık 2020
GIYBET VE SİYASET
230 Okunma.
20 Aralık 2020
KURU EKMEK
253 Okunma.
07 Aralık 2020
BEN SUSARSAM, SEN SUSARSAN, BİZ SUSARSAK…
302 Okunma.
04 Aralık 2020
ÇIĞLIK... ÇIĞLIĞA…
196 Okunma.
14 Haziran 2020
RANT HASTALIĞI VE SALDA
624 Okunma.
Haber Yazılımı