Yazı Detayı
25 Temmuz 2021 - Pazar 11:54 Bu yazı 203 kez okundu
 
SEVİYE ÇUKUR OLURSA!...
Hadi Önal
 
 

Necip Fazıl Kısakürek adamın birine “Sana alçak diyemem... Zira alçaklık da bir seviyedir” demiş. Gerçekten de günümüz dünyasında insan kılığına girmiş bazı mahlûkların söz ve davranışlarına bakıyoruz da iğrenmemek ne mümkün! Rahmetli Kısakürek yaşasaydı ne derdi bu hilkat garibeleri için bilmem ama ben, “içi pislik dolu çukur”, diyorum. Cehaletin sarıp sarmaladığı kusmuk beyinleri ile benzerlerine yol gösterip ahkâm kesen bu tip mahlûkatta her hangi bir değer ölçüsü aramak, pislikten lavanta kokusu beklemekten farksızdır.

Cehaletlerinin içi pislik dolu çukurlarında stant açan bu tip mahlûkatın vazgeçilmez sermayesi fitneliktir. Ömürleri karalamak, kötülemek, fesat çıkarmakla geçen bu yaratıklar, yalanı peynir ekmek misali tüketirler. Takiyeyi ustalıkla kullanan bu riyakârlar, bir şekilde palazlanmış veya palazlandırılmışlarsa işte o zaman “ben ki benim, benim doğrum en doğru”, der de başka bir şey demezler. Kavallarından sürüye kurt getirme nameleri dökülen bu beceriksiz sözde çobanların çevrelerine nizam verme iddiaları, sadece bilgisizlik ve cehaletlerinin dış yansımalarıdır. “Hanelerinde bin türlü teseyyüp bulunan” bu mahlûkatların laflarına inanmak, hele de peşlerine düşme gafletinde bulunmak çirkefe yatak sermekle eşdeğerdir.

Beyin ve kalp kiri, vücut kirine benzemez. Beyin ve kalp kiri görünmezler arasında kendine yer bulduğu için keşfi, kolay değildir. O nedenle beyinleri ve kalpleri kir ve pislikle dolu bu tip yaratıklar, normal insanlarmışçasına kendilerini uzun süre saklayabilirler. Ancak, kendilerine imkân verildiğinde hele de bir makam veya mevkie getirildiklerinde bütün çirkinlikleri ile birlikte gerçek yüzlerini de gösterirler. Toplumun her kademesinde kendisine yer edinmeye çalışan bu tip çukurlar; bazen siyasetçi, bazen sanatçı, kimi zaman sivil toplum örgütü mensubu, kimi zaman da gazeteci olarak karşımıza çıkar. Sergiledikleri akıldan, mantıktan, izandan uzak sözleri ile neme nem bir varlık olduklarını gösterirler. Ziya Paşa’nın;

“Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma

Zer-dûz palan vursan eşek yine eşektir.”, diye tanımladığı bu asılları belli mahlûkat, bozgunculuk yapmada, fesat çıkarmada, kötülemede ve ayrıştırmada mahirdirler. Rahmetli ninem böyleleri için “fitneyi fücur” derdi. Sorsan kendilerinin ıslah edici olduklarını söyleyen; ancak şerefin, haysiyetin, gururun, onurun yüz çevirdiği bu sefil yaratıklar, hadlerini bilmedikleri gibi edep ve adabın da ne olduğundan habersizdirler. Zıpçıktılıkları ile her konuya vakıf olduklarını ima eden ve her söze maydanoz olan bu yaratıklar, tasladıkları bilgiçliğin halk dilinde “ukalalık” olduğundan da bihaberdirler. Köksüzlüklerini ve bilgisizliklerini ezberledikleri birkaç popülist sloganla örtmeye çalışan yahut yüce dinimiz İslam’ın arkasına saklanıp kin kusan bu çürük zerzevatların en büyük hünerleri mekânları olan pislik çukurlarından nifak çamuru saçmaktır. Gerçi bu pisliklere hadlerini bildirmek, çukurlarını taşla veya toprakla doldurmak mümkündür. Ancak, bulundukları seviye öylesine düşüktür ki o seviyeye inmek eşrefi mahlukat olarak yaratılan insana züldür. Üzerlerine atılacak taş ve toprağa gelince; taş ve toprağın ukbada hesap soracağından korkan mümin gönüller;“bırakın hep pislik dolu çukur olarak kalsınlar”, der; der de iğrenerek bu çukurcukların bulundukları yerden uzaklaşır. Bu çirkef yüzücüleri de “bak işte bizden çekiniyorlar” diyerek azgınlıklarını artırmaktan geri durmazlar.

Siyasetin, ticaretin, sanatın ve edebiyatın olduğu kadar sosyal hayatın da her alanında rastlanan da haddini bilmez pislik çukur mensupları, kökleri çukurlarından ayrık otları ile

dünyamızı kirletmektedirler. Yüzlerine tükürsen “oh, ne güzel yağmur yağıyor!”, diye de yüzlerini sıvazlayacak olan bu hilkat garibelerine bakan yamuklar dâhi; “beterin de beteri varmış”, diye şekilsizliklerine şükrederler.

Mevlana;“Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün”, diyerek insanoğluna nasıl olması gerektiği hakkında yol göstermiştir. Olduğu gibi görünmek bir yana bukalemundan daha seri renk değiştirmekle kalmayan şekil de değiştiren bu çok yüzlü yaratıklar, insan olmanın temel tanımından zerreyi miskal nasiplerini almamışlardır. Milletine, devletine, insanına ve insanlığa hiç bir artı değer katmayan, katamayan üstelik kene gibi yapışan bu asalakları insana benzetmek de insana ve insanlığa hakarettir.

Genlerinde taşıdıkları nifak tohumlarıyla toplum arasına karışan çukur seviyeli bu azgın pisliklerin, pisliklerinden ve atacakları çamurlardan korunmak, eşrefi mahlukat olarak yaratılan insanların birinci önceliği olmalıdır.

 

 
Etiketler: SEVİYE, ÇUKUR, OLURSA!...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Eylül 2021
MANSUR YAVAŞ, YANDAŞ MEDYA VE HASETLİK
20 Okunma.
13 Eylül 2021
PARA TUTSAKLIĞI
45 Okunma.
06 Eylül 2021
ABD’NİN YEŞİL ANAHTARLARI
58 Okunma.
29 Ağustos 2021
KATİL AYAĞA KALK!
72 Okunma.
28 Ağustos 2021
AĞUSTOS AYI; TÜRK'ÜN ZAFERLERLE TAÇLANDIRDIĞI,
60 Okunma.
22 Ağustos 2021
YALAN
73 Okunma.
15 Ağustos 2021
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
93 Okunma.
10 Ağustos 2021
BİR GÜN MUTLAKA BU AYMAZLIĞIN HESABI SORULACAKTIR
96 Okunma.
04 Ağustos 2021
YÖNETİLMİYOR, SAVRULUYORUZ
114 Okunma.
31 Temmuz 2021
ORMAN YANGINLARINDA SUÇÜSTÜ
95 Okunma.
11 Temmuz 2021
İBLİSLE YARIŞAN MÜNAFIKLAR
140 Okunma.
04 Temmuz 2021
YÜZSÜZLÜĞÜN KATMERLİSİ
112 Okunma.
27 Haziran 2021
VİTRİNDE KUR’AN VE BAYRAK ARKADA TALAN…
111 Okunma.
20 Haziran 2021
ÇÖKME ÇÖKERTME VE ÇÖKÜŞ
139 Okunma.
13 Haziran 2021
HAM HUM ŞARALOP(HHŞP)
191 Okunma.
06 Haziran 2021
SİZ KİMSİNİZ?
136 Okunma.
31 Mayıs 2021
TEMİZ BİR GELECEK İÇİN…
227 Okunma.
23 Mayıs 2021
ZULME YETER ZALİME DUR DEMEZSEK…
199 Okunma.
16 Mayıs 2021
ÇARKINA TÜKÜREYİM!
296 Okunma.
09 Mayıs 2021
VAHŞİ
243 Okunma.
02 Mayıs 2021
BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN YEĞDİR
224 Okunma.
25 Nisan 2021
YALANLA YILAN SARMAŞ DOLAŞ
305 Okunma.
18 Nisan 2021
YA TISSS YA BAY KEMAL!
188 Okunma.
10 Nisan 2021
İNADIM İNAT!
152 Okunma.
04 Nisan 2021
UÇUŞA VE UÇURMAYA DEVAM…
157 Okunma.
28 Mart 2021
SARAYIN KÖPEKLERİ
173 Okunma.
21 Mart 2021
BAHAR-NEVRUZ
252 Okunma.
21 Mart 2021
DEVLET-İ EBED MÜDDET VE ANDIMIZ
170 Okunma.
14 Mart 2021
MEHMET AKİF ERSOY İLE SÖYLEŞİ
221 Okunma.
07 Mart 2021
RAKAMLARIN DİLİ TUİK VE ÖTESİ
194 Okunma.
28 Şubat 2021
BEN SİZİN BABANIZIM BEN NE DERSEM O OLUR
152 Okunma.
21 Şubat 2021
AYA GİDİYORUZ
260 Okunma.
14 Şubat 2021
GÜÇ ZEHİRLENMESİ(HUBRİS SENDROMU)
309 Okunma.
07 Şubat 2021
KUYRUK
252 Okunma.
31 Ocak 2021
EDEP YA HU EDEP BİRAZ!
179 Okunma.
24 Ocak 2021
“KAPATANLARA” “KAPATMA” DİYEBİLİYOR MUYUZ?
150 Okunma.
10 Ocak 2021
YAĞCILIKTA SINIR YOKTUR
214 Okunma.
27 Aralık 2020
GIYBET VE SİYASET
191 Okunma.
20 Aralık 2020
KURU EKMEK
210 Okunma.
07 Aralık 2020
BEN SUSARSAM, SEN SUSARSAN, BİZ SUSARSAK…
263 Okunma.
04 Aralık 2020
ÇIĞLIK... ÇIĞLIĞA…
158 Okunma.
14 Haziran 2020
RANT HASTALIĞI VE SALDA
567 Okunma.
Haber Yazılımı