MEŞHUR KÖR AMAT’IN GAVESİ VE HİKAYESİ
MEŞHUR KÖR AMAT’IN GAVESİ VE HİKAYESİ
KÖR AMAT’IN GAVESİNİ KONUŞTUK
BİR ŞAİRİN GEZİ YAZILARI (BURDUR)
ŞEHRİN HAFIZASINDAN SİLİNMEYEN KAHVECİ KÖR AMAT (AHMET KÜÇÜK) EFSANESİ
Her şehrin belleğinde yankılanan, adı dilden dile dolaşan efsanevi simaları vardır. Zamanın ruhunu taşıyan bu isimler, mekânların duvarlarında, kahve fincanlarının dumanında, bir dost meclisinin derin sohbetlerinde yaşamaya devam eder. Burdur’un böyle unutulmaz simalarından biri de 1933 doğumlu efsane isim Kör Amat, yani Ahmet Küçük’tü.
Oluklaraltı’nın tarih kokan sokaklarında bir kahvehane vardı ki, sadece çayın demlendiği bir yer değil, aynı zamanda dostlukların filizlendiği, neşeli kahkahaların yankılandığı, hayatın içinden hikâyelerin paylaşıldığı bir ocaktı. Buranın adı, sahibiyle birlikte efsaneleşmişti: Kör Amat’ın Gavesi. Öyle ki, bir yere misafir gittiğimizde çay olup olmadığını merak edenler, "Ne la, burası Kör Amat’ın gavesi mi?" diyerek şaka yaparlardı. İşte, onun adının dillerde dolaşması, beni bu hikâyenin peşine düşmeye itti.
Bir gün, Kör Amat’ın torunu Ahmet Küçük Ve Can Küçük 'e telefonla ulaştım ve ondan edindiğim bilgilerle bu hikâyeyi derinleştirmeye karar verdim. 1933 Burdur doğumlu olan Kör Amat diye bilinen Kahveci Ahmet Küçük, 1960’larda kamyon şoförlüğüyle başladığı iş hayatına, 60’ların sonunda Belkıs Turizm’i kurarak otobüsçülükle devam etmişti. 1974-1978 yılları arasında Pepsi, Seksüt ve Meysu bayiliklerini yapmış, ancak kader onu bambaşka bir yola sokmuştu: Kahvecilik. 1978’de açtığı kahvehanesiyle yalnızca çay sunan biri olmaktan çıkıp, orayı bir kültür ve dostluk meclisine dönüştüren adam olmuştu.
Merakıma yenik düşerek, Oluklaraltı’nda bir kahvehaneye uğradım. Sanki o günleri yaşar gibiydim. İçeriye adım attığımda, gözleri yılların hatıralarıyla dolu yaşlı bir amca beni yanına çağırdı. "Gel evlat, otur yanıma," dedi. İsmini sordum, yüzünde beliren derin gülümsemeyle, "Beni Yeşiltepe’nin Gaz Amat’ı diye bilirler. Adım Ahmet Mamaklı," diye yanıtladı.
“Peki, Kör Amat kimdir?” diye sordum.
Bir an duraksadı, uzaklara baktı. Sanki o an geçmişin kapıları açılmış, Kör Amat’ın neşeli sesi yine kulaklarında çınlamıştı.
"O çok değerli bir insandı. Kimseyi kırmaz, neşesiyle herkesi güldürürdü. Yıllarca otobüslerde şoförlük yaptı. Emekli olduktan sonra bin bir emekle yer alıp üstünü ev altını dükkân yapıp orayı kahveye çevirdi. Kahveci Baki ile yirmi iki yıl boyunca kahvecilik yaptılar. Ama o, yalnızca bir kahveci değildi; bir hikâye anlatıcısı, bir dost, bir kahkaha ustasıydı."
On elinde on marifet bazen türkü söyleyer bazen def calar bazende çocuklarla çocuk olur masallar anlatırdı.
Sonra gözleri kısıldı, gülerek ekledi:
"O, hep şu maniyi söylerdi:"
Kör Amat indi hayata,
Müdür bindi Gır at’a.
Binme müdür Gır at’a,
Kör Amat ile işimiz var bu hafta!
Bu sözleri söylerken, kahvehanedeki sobanın etrafında toplanan gençlik, onun anlattıklarını büyük bir hayranlıkla dinlerdi. O kahve, sadece çayın sıcaklığıyla değil, Kör Amat’ın muhabbetiyle de ısınıyordu.
Kahvehanesinde yankılanan sesler, çayın buharına karışan kahkahalar, sobanın başında edilen derin sohbetler… Kör Amat artık yoktu, fakat adı Oluklaraltı’nda esen rüzgârda, bir bardak çayın buğusunda ve bir neslin hafızasında yaşamaya devam ediyordu.
O, hayatı boyunca pek çok işte emek verdi ama en çok kahvehanelerdeki sıcak sohbetleriyle hatırlanır oldu. Çünkü insanlar, içtikleri çayı unutabilir ama o çay eşliğinde edilen sohbetleri asla unutmazlar.
Kim bilir, kimler çay içti, hangi yolu süpüren çöpçü, hangi kurumun memuru, belki de yoldan geçen bir yolcu ... Bir yudum çayın, yılların ardından bile, özlemle hatırlanan anılarla buluştuğu bir mekânda, Kör Amat’ın rahmeti ve minnetle yad edildiği bir dünyada kalır her şey.
Onun en meşhur sözlerinden biri ise yıllar boyunca dilden dile dolaşan şu nasihatti:
"Anılarınla anıl arkandan, anan ile anılacağına."
Bu sözüyle her zaman güzel anılar bırakmayı, öfke ve kin yerine dostluk ve muhabbetle hatırlanmayı öğütlerdi. İnsanların ardında yalnızca iyi sözler ve tatlı hatıralar bırakmasının önemini vurgulardı. Nitekim, onun hatırası da, söylediği bu güzel söz gibi, dost meclislerinde, kahve sohbetlerinde ve Burdur’un hafızasında ebediyen yerini aldı.
Rahmeti Rahman'a kavuşmasının 3. Yıl dönümünde rahmet minnet ve özlemle anıyoruz
03.04.2025
HÜSEYİN YILDIZ (KALEMŞAH )
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI HALK ŞAİRİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.