Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

BURDUR’DA BİTİRİN ARTIK BU ZURNALCİ GÜRUHUNU

Ülkemizin üzerine bir karabasan gibi çöken ve insan kıyımına neden olan 15 Temmuz akşamı ve sonrasını kana bulayan uzaktan kumandalı (FETÖ) örgütü tarafından düzenlenen kalkışma diye isimlendirilen kirli oyunları ülkesini, bayrağını, toprağını seven hiç kimsenin içine sindirmesinin beklenmemesi gerekmektedir. Ancak aradan bir yıl gibi uzun zaman geçmesine karşılık Burdur gibi küçük bir yerleşim yerinde sokak fısıltılarıyla birbirini suçlamalarının mutlaka önünün bir an önce alınması gerekmektedir. Kimler ne maksatla bu gibi dedikoduları üretiyor bilemem.   Geçtiğimiz günlerde bir dost toplantısında; “Burdur valiliğinin elinde 6 gazetecinin” Fethullançı terör örgütü ile ilişkilerinin veya bağlantılarının olduğuna dair bir liste bulunduğu ve bu konuda yakında harekete geçileceğinin dillendirilmesi inanın kim olduğunu bilmeme rağmen gazetecilik gibi vatanına, milletine hatta bayrağına bağlı bir meslek mensuplarının adının karıştırılması beni tabiri caiz ise iliklerime kadar rahatsız etti. Devlet bu gün bu konuda gerekli olan çalışmaları gün ve zamanı geldiği an yerine getiriyor. Ama bunun adı kardeşin kardeşe kırdırılmaması olmamalı. Burdur’a valilik gerekli açıklamayı yapmalı ve ilgili kurumlar ortaya konulacak somut bilgilerin de ışığında üzerine düşeni yapmalıdır. İnsanların kandırıldığı aşikar, ancak 15 Temmuz 2016 akşamı ve devamında şükürler olsun ki bir mantar tabancası dahi patlamadı. Bir çakı bıçağı ile dahi kan akmadı. Burdur her zaman yasalara karşı saygılı olduğu gibi o gece de üzerine düşeni yaptı. Ben dahil bütün gazeteci arkadaşlarım konu ile ilgili alakalı olarak araştırmalarını sürdürdüler. Bizler haber yapmadığımız konularda evimizde dahi konuşmayız. Haberleri de gerek internet gerek tv. gerekse yazılı basında mesleğimizin bize verdiği deneyimler ile üslubuna uygun yazarız. Biz gazeteciler ülkemizin çıkarlarını önde tutarak mesleğimizi yerine getiririz. Örnek olarak biz yazdığımız yazılarımız da ve yaptığımız haberlerde etik kurallara göre bilgilerin somut delillere dayandırmak için özen gösteririz. Bir aile bütünlüğüne zarar vermek, yaşamı devam eden kişi ve kurumlara zarar vermemeyi hatta ticari bir işletmenin zarar görmemesi için özen gösteririz. İste gazeteciliği sokak dedikodularından ayıran temel kurul bu diye biliyorum. Ülkemin bir an önce ki kimlerin eli olduğu hala tartışılan böylesi bir girdabın içinden çıkartılmasından yanayım. Gazetecilik mesleğine çocuk denecek bir yaşta, Ankara da rüzgarlı da dayımın görevli olduğu bir matbaa da başladım askerliğim sonrasında (TEK) Türkiye Elektrik Kurumunda göreve başladım. Yıllar sonra emekliliğimin gelmesinden sonra da Burdur da tekrar “Milliyet Haber Ajansı “ ve bu görevimin devamı olan “Doğan Haber Ajansı” ile devam ettim. Ve bu gün ise İnternet Gazetesin de kendi çabamla devam ediyorum. Ömrüm olduğu süre içinde de devam etmeyi sürdüreceğim. Bir sivil toplum kuruluşunun başında olan bir ağabeyimin dediği gibi yarış atları pistte ölür sözü ile mesleğime devam edeceğim. Talepler hayallerden sonra gelir diyorum.  
Ekleme Tarihi: 06 Ağustos 2017 - Pazar

BURDUR’DA BİTİRİN ARTIK BU ZURNALCİ GÜRUHUNU

Ülkemizin üzerine bir karabasan gibi çöken ve insan kıyımına neden olan 15 Temmuz akşamı ve sonrasını kana bulayan uzaktan kumandalı (FETÖ) örgütü tarafından düzenlenen kalkışma diye isimlendirilen kirli oyunları ülkesini, bayrağını, toprağını seven hiç kimsenin içine sindirmesinin beklenmemesi gerekmektedir. Ancak aradan bir yıl gibi uzun zaman geçmesine karşılık Burdur gibi küçük bir yerleşim yerinde sokak fısıltılarıyla birbirini suçlamalarının mutlaka önünün bir an önce alınması gerekmektedir. Kimler ne maksatla bu gibi dedikoduları üretiyor bilemem.

  Geçtiğimiz günlerde bir dost toplantısında; “Burdur valiliğinin elinde 6 gazetecinin” Fethullançı terör örgütü ile ilişkilerinin veya bağlantılarının olduğuna dair bir liste bulunduğu ve bu konuda yakında harekete geçileceğinin dillendirilmesi inanın kim olduğunu bilmeme rağmen gazetecilik gibi vatanına, milletine hatta bayrağına bağlı bir meslek mensuplarının adının karıştırılması beni tabiri caiz ise iliklerime kadar rahatsız etti. Devlet bu gün bu konuda gerekli olan çalışmaları gün ve zamanı geldiği an yerine getiriyor. Ama bunun adı kardeşin kardeşe kırdırılmaması olmamalı.

Burdur’a valilik gerekli açıklamayı yapmalı ve ilgili kurumlar ortaya konulacak somut bilgilerin de ışığında üzerine düşeni yapmalıdır. İnsanların kandırıldığı aşikar, ancak 15 Temmuz 2016 akşamı ve devamında şükürler olsun ki bir mantar tabancası dahi patlamadı. Bir çakı bıçağı ile dahi kan akmadı. Burdur her zaman yasalara karşı saygılı olduğu gibi o gece de üzerine düşeni yaptı. Ben dahil bütün gazeteci arkadaşlarım konu ile ilgili alakalı olarak araştırmalarını sürdürdüler. Bizler haber yapmadığımız konularda evimizde dahi konuşmayız. Haberleri de gerek internet gerek tv. gerekse yazılı basında mesleğimizin bize verdiği deneyimler ile üslubuna uygun yazarız.

Biz gazeteciler ülkemizin çıkarlarını önde tutarak mesleğimizi yerine getiririz. Örnek olarak biz yazdığımız yazılarımız da ve yaptığımız haberlerde etik kurallara göre bilgilerin somut delillere dayandırmak için özen gösteririz. Bir aile bütünlüğüne zarar vermek, yaşamı devam eden kişi ve kurumlara zarar vermemeyi hatta ticari bir işletmenin zarar görmemesi için özen gösteririz. İste gazeteciliği sokak dedikodularından ayıran temel kurul bu diye biliyorum. Ülkemin bir an önce ki kimlerin eli olduğu hala tartışılan böylesi bir girdabın içinden çıkartılmasından yanayım.

Gazetecilik mesleğine çocuk denecek bir yaşta, Ankara da rüzgarlı da dayımın görevli olduğu bir matbaa da başladım askerliğim sonrasında (TEK) Türkiye Elektrik Kurumunda göreve başladım. Yıllar sonra emekliliğimin gelmesinden sonra da Burdur da tekrar “Milliyet Haber Ajansı “ ve bu görevimin devamı olan “Doğan Haber Ajansı” ile devam ettim. Ve bu gün ise İnternet Gazetesin de kendi çabamla devam ediyorum. Ömrüm olduğu süre içinde de devam etmeyi sürdüreceğim. Bir sivil toplum kuruluşunun başında olan bir ağabeyimin dediği gibi yarış atları pistte ölür sözü ile mesleğime devam edeceğim. Talepler hayallerden sonra gelir diyorum.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.