Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

CUMHURİYET TARİHİMİZİN İLK MAFİA DEVLET HESAPLAŞMASI

Cumhuriyet kurulduğundan bu yana ülkemizde bu çaplı bir devletin ilgili kurumları ile mafia hesaplaşmasına şahit olmadık. Yakın tarihimiz de dehlizlere kapatılmış yada unutturulmanın çeşitli versiyonları bu gün artık ortaya dökülmenin gayreti içinde olan mihraklar ve senaryoya uygun şekilde topluma yedirilmeye çalışılmıştır. Ama bundan en çok konunun tarafları olarak bu senaryo sahipleri değil toplumun katmanları zarar görmektedir. Biz Türk milleti olarak daha çok bu ve benzer hikayeleri İtalya da Sicilya adasında duyuyor ve ülkemizin ise basını yoluyla öğreniyorduk. Ülkemiz de bu gibi hadiselerin dallanıp budaklanmasına fırsat vermeden tabiri yerinde ise ülkemizin savcı ve hakimlerine büyük görev düşmektedir. Bizim ülkemiz de olduğu gibi dünyanın bütün ülkelerinde kendi çapında teşkilatlanan küçük büyük mafia gurupları ortaya çıkmaktadır. Ancak  siyasi anlamda devletin içine sızan mafia guruplarını Cumhuriyet tarihimiz boyunca ilk kez şahit oluyoruz. Ülkemizin dış temsilciliklerine saldırı gerçekleştiren ve 1981 yılında Fransa da Paris Başkonsolosluğuna yapılan saldırıda 24 Eylül 1981 günü yerel saatle 11.15'te dört silahlı kişi, Başkonsolosluğa başvuru yapanların arasına girdi. Kimlik kontrolü yapan güvenlik görevlisi Fahri Çallı'yı darp ettikten sonra içeri girdiler ve çantalarındaki Kalaşnikov marka tüfeklerle hızla üst katlara çıktılar. Bir silah sesi duyulduktan sonra güvenlik görevlisi Cemal Özen saldırganlardan birinin üzerine atladı ve başından vurularak yere serildi.[1] Başkonsolos Kaya İnal, siper aldığı bir köşeden saldırganlara silahla ateş etti. Ateşin nereden geldiğini anlamayan saldırganların açtığı refleks ateşiyle İnal göğsünün sol tarafına aldığı kurşun darbesiyle yaralandı.[2] Saldırı sırasında Muavin Konsolos Hayri Erol ve yerel memur Levent Altıntaş dışarı çıkmayı başardı; memurlar Aysel Yüceışık, Meltem Altıntaş, Nurhan Bingöl, Alanbua Alınç, Hatice Çetinel, Mehmet Atasay ve güvenlik görevlisi Fahri Çallı ile kavas Hulusi Gün ise, işlem yapmak için başkonsolosluğa gelmiş 20-25 kadar Türk vatandaşıyla birlikte içeride kaldı. Baskını gerçekleştirenler, erkek memurların ellerini bağladılar, kadın memurları ise rehin alarak canlı kalkan olarak kullandılar ve odaları kontrol ettirdiler. Bu arada rehineler arasında bulunan bir Türk kızı saldırganlardan birinin tacizine maruz kaldı, başka bir saldırgan da orada bulunan üç yaşındaki bir bebeği yaraladı Yakın tarihe bakıldığında İtalya da yürekli Falcone 1979’da mafyaya karşı savaş açan hakimlerden biri oldu. Hukuçu ülkenin bu ‘hastalıktan’ kurtulması için çalıştı.. 24 Eylül 1981 günü yerel saatle 11.15'te dört silahlı kişi, Başkonsolosluğa başvuru yapanların arasına girdi. Kimlik kontrolü yapan güvenlik görevlisi Fahri Çallı'yı darp ettikten sonra içeri girdiler ve çantalarındaki Kalaşnikov marka tüfeklerle hızla üst katlara çıktılar. Bir silah sesi duyulduktan sonra güvenlik görevlisi Cemal Özen saldırganlardan birinin üzerine atladı ve başından vurularak yere serildi.[1] Başkonsolos Kaya İnal, siper aldığı bir köşeden saldırganlara silahla ateş etti. Ateşin nereden geldiğini anlamayan saldırganların açtığı refleks ateşiyle İnal göğsünün sol tarafına aldığı kurşun darbesiyle yaralandı.[2] Saldırı sırasında Muavin Konsolos Hayri Erol ve yerel memur Levent Altıntaş dışarı çıkmayı başardı; memurlar Aysel Yüceışık, Meltem Altıntaş, Nurhan Bingöl, Alanbua Alınç, Hatice Çetinel, Mehmet Atasay ve güvenlik görevlisi Fahri Çallı ile kavas Hulusi Gün ise, işlem yapmak için başkonsolosluğa gelmiş 20-25 kadar Türk vatandaşıyla birlikte içeride kaldı. Baskını gerçekleştirenler, erkek memurların ellerini bağladılar, kadın memurları ise rehin alarak canlı kalkan olarak kullandılar ve odaları kontrol ettirdiler. Bu arada rehineler arasında bulunan bir Türk kızı saldırganlardan birinin tacizine maruz kaldı, başka bir saldırgan da orada bulunan üç yaşındaki bir bebeği yaraladı Yakın tarihimize bakıldığında Silicya adasında karargah kuran Mafia liderlerine karşı savaş açan Falcone 1979’da mafyaya karşı savaş açan hakimlerden biri oldu. Hukuçu ülkenin bu ‘hastalıktan’ kurtulması için çalıştı. Hedefinde ise mafya üyelerine dokunulmazlık sağlayan kamu kurumları hatta askerler vardı. Ancak ülkemiz de bir “Temiz Eller” operasyonu görülmemektedir. İtalya’da devlet ve mafya ilişkileriyle ilgili dört yıl devam eden soruşturmadan şok edici sonuçlar çıktı.    Türk kamuoyu kısa bilgilerle tanışmasına karşın sansasyonel olarak yaşanan Bursa da bir otel lobisinde Uğur Kılıç’ın oğlunun gözleri önünde 18 Ağustos 1998 de eski eşi ve arkadaşını öldürttü. Yine kendisi gibi mafia babası olan Dündür Kılıç ise bir adamı tarafından öldürüldü. Günümüz de devletin birçok faaliyetini bilen ve mafia siyaset ilişkilerinde önemli mesafe aldığı karşılıklı açıklamalar ile ortaya çıkmaktadır.Dünya da  birçok mafia guruplarının olduğu bilinmektedir. Tıpkı İtalya da olduğu gibi devletin içindeki bazı siyaset unsurları ile ilişkileri bu kadar ortaya saçıldığı ve bir müddet daha karşılıklı açıklamaların yapılacağı ortada ancak devletin ilgili kurumlarının buna dur dememesi ile yenilerinin çıkacağı da bir gerçektir.    
Ekleme Tarihi: 28 Mayıs 2021 - Cuma

CUMHURİYET TARİHİMİZİN İLK MAFİA DEVLET HESAPLAŞMASI

Cumhuriyet kurulduğundan bu yana ülkemizde bu çaplı bir devletin ilgili kurumları ile mafia hesaplaşmasına şahit olmadık. Yakın tarihimiz de dehlizlere kapatılmış yada unutturulmanın çeşitli versiyonları bu gün artık ortaya dökülmenin gayreti içinde olan mihraklar ve senaryoya uygun şekilde topluma yedirilmeye çalışılmıştır. Ama bundan en çok konunun tarafları olarak bu senaryo sahipleri değil toplumun katmanları zarar görmektedir.

Biz Türk milleti olarak daha çok bu ve benzer hikayeleri İtalya da Sicilya adasında duyuyor ve ülkemizin ise basını yoluyla öğreniyorduk. Ülkemiz de bu gibi hadiselerin dallanıp budaklanmasına fırsat vermeden tabiri yerinde ise ülkemizin savcı ve hakimlerine büyük görev düşmektedir. Bizim ülkemiz de olduğu gibi dünyanın bütün ülkelerinde kendi çapında teşkilatlanan küçük büyük mafia gurupları ortaya çıkmaktadır. Ancak  siyasi anlamda devletin içine sızan mafia guruplarını Cumhuriyet tarihimiz boyunca ilk kez şahit oluyoruz.

Ülkemizin dış temsilciliklerine saldırı gerçekleştiren ve 1981 yılında Fransa da Paris Başkonsolosluğuna yapılan saldırıda 24 Eylül 1981 günü yerel saatle 11.15'te dört silahlı kişi, Başkonsolosluğa başvuru yapanların arasına girdi. Kimlik kontrolü yapan güvenlik görevlisi Fahri Çallı'yı darp ettikten sonra içeri girdiler ve çantalarındaki Kalaşnikov marka tüfeklerle hızla üst katlara çıktılar. Bir silah sesi duyulduktan sonra güvenlik görevlisi Cemal Özen saldırganlardan birinin üzerine atladı ve başından vurularak yere serildi.[1]

Başkonsolos Kaya İnal, siper aldığı bir köşeden saldırganlara silahla ateş etti. Ateşin nereden geldiğini anlamayan saldırganların açtığı refleks ateşiyle İnal göğsünün sol tarafına aldığı kurşun darbesiyle yaralandı.[2]

Saldırı sırasında Muavin Konsolos Hayri Erol ve yerel memur Levent Altıntaş dışarı çıkmayı başardı; memurlar Aysel Yüceışık, Meltem Altıntaş, Nurhan Bingöl, Alanbua Alınç, Hatice Çetinel, Mehmet Atasay ve güvenlik görevlisi Fahri Çallı ile kavas Hulusi Gün ise, işlem yapmak için başkonsolosluğa gelmiş 20-25 kadar Türk vatandaşıyla birlikte içeride kaldı. Baskını gerçekleştirenler, erkek memurların ellerini bağladılar, kadın memurları ise rehin alarak canlı kalkan olarak kullandılar ve odaları kontrol ettirdiler. Bu arada rehineler arasında bulunan bir Türk kızı saldırganlardan birinin tacizine maruz kaldı, başka bir saldırgan da orada bulunan üç yaşındaki bir bebeği yaraladı

Yakın tarihe bakıldığında İtalya da yürekli Falcone 1979’da mafyaya karşı savaş açan hakimlerden biri oldu. Hukuçu ülkenin bu ‘hastalıktan’ kurtulması için çalıştı.. 24 Eylül 1981 günü yerel saatle 11.15'te dört silahlı kişi, Başkonsolosluğa başvuru yapanların arasına girdi. Kimlik kontrolü yapan güvenlik görevlisi Fahri Çallı'yı darp ettikten sonra içeri girdiler ve çantalarındaki Kalaşnikov marka tüfeklerle hızla üst katlara çıktılar. Bir silah sesi duyulduktan sonra güvenlik görevlisi Cemal Özen saldırganlardan birinin üzerine atladı ve başından vurularak yere serildi.[1]

Başkonsolos Kaya İnal, siper aldığı bir köşeden saldırganlara silahla ateş etti. Ateşin nereden geldiğini anlamayan saldırganların açtığı refleks ateşiyle İnal göğsünün sol tarafına aldığı kurşun darbesiyle yaralandı.[2]

Saldırı sırasında Muavin Konsolos Hayri Erol ve yerel memur Levent Altıntaş dışarı çıkmayı başardı; memurlar Aysel Yüceışık, Meltem Altıntaş, Nurhan Bingöl, Alanbua Alınç, Hatice Çetinel, Mehmet Atasay ve güvenlik görevlisi Fahri Çallı ile kavas Hulusi Gün ise, işlem yapmak için başkonsolosluğa gelmiş 20-25 kadar Türk vatandaşıyla birlikte içeride kaldı. Baskını gerçekleştirenler, erkek memurların ellerini bağladılar, kadın memurları ise rehin alarak canlı kalkan olarak kullandılar ve odaları kontrol ettirdiler. Bu arada rehineler arasında bulunan bir Türk kızı saldırganlardan birinin tacizine maruz kaldı, başka bir saldırgan da orada bulunan üç yaşındaki bir bebeği yaraladı

Yakın tarihimize bakıldığında Silicya adasında karargah kuran Mafia liderlerine karşı savaş açan Falcone 1979’da mafyaya karşı savaş açan hakimlerden biri oldu. Hukuçu ülkenin bu ‘hastalıktan’ kurtulması için çalıştı. Hedefinde ise mafya üyelerine dokunulmazlık sağlayan kamu kurumları hatta askerler vardı. Ancak ülkemiz de bir “Temiz Eller” operasyonu görülmemektedir. İtalya’da devlet ve mafya ilişkileriyle ilgili dört yıl devam eden soruşturmadan şok edici sonuçlar çıktı.

   Türk kamuoyu kısa bilgilerle tanışmasına karşın sansasyonel olarak yaşanan Bursa da bir otel lobisinde Uğur Kılıç’ın oğlunun gözleri önünde 18 Ağustos 1998 de eski eşi ve arkadaşını öldürttü. Yine kendisi gibi mafia babası olan Dündür Kılıç ise bir adamı tarafından öldürüldü. Günümüz de devletin birçok faaliyetini bilen ve mafia siyaset ilişkilerinde önemli mesafe aldığı karşılıklı açıklamalar ile ortaya çıkmaktadır.Dünya da  birçok mafia guruplarının olduğu bilinmektedir. Tıpkı İtalya da olduğu gibi devletin içindeki bazı siyaset unsurları ile ilişkileri bu kadar ortaya saçıldığı ve bir müddet daha karşılıklı açıklamaların yapılacağı ortada ancak devletin ilgili kurumlarının buna dur dememesi ile yenilerinin çıkacağı da bir gerçektir.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.