Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

İSTİKLAL MARŞI ÜZERİNDEN YAPILAN DALKAVUKLUK

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan bir salon konuşmasında vatan şairi Mehmet Akif Ersoy, tarafından kaleme alınan İstiklal marşımızın dizelerinin mükemmelliği karşısında bestesinde bazı pürüzlerin olduğunu anlatmak için birkaç kelime söyledi. Bu sözlerinin yeri zamanı ve doğruluğu tartışılır. Ancak aradan zaman geçmeden arşivlerde ne kadar çalışma deneme ve savsata varsa ertesi günü sosyal medya sitelerinde yer aldı. Ben gazeteciyim. İstiklal marşımızın bestesinin hatalarını anlamam anlasam da müziğin otoriteleri kadar anlaşılır biçimde anlatamam, dün akşam televizyonda haberleri dikkat ederek izledim. Birkaç kişi adeta ahkam keserken bir beyefendinin söylediği ise müziğin otoritesi ve uzmanı olduğu her halinden bili oluyordu. Çünkü İstiklal marşı için yazılan ve bugün icra edilen bestesindeki hataların birçok eserin bestesinde görülebilir dedi.   Biz millet olarak siyaseten de olsa bir devlet büyüğünün sözlerini emir telakki etmekten ne zaman bu gibi sözlerin an itibarı ile söylenmiş olabileceğini anlayarak üzerinde durma huyundan vaz geçeceğiz. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren belki bu ülkede eserlerimiz  beste haline getirecek kişilerin sayısı bir elin parmakları kadar az sayılabilirdi. Ancak sizin kafanızı karıştırmak istemem ama ülkemiz de Fazıl Say’lar, İdil Biret’ler gibi dünya da söz sahibi olan sanatçılarımız olduğu gibi beste yazarlarımız da bilinmektedir.   Bakıyorum son günlerde İstiklal marşımızı Türk sanat musikisi gibi icra etmek isteyenler olduğu gibi bunu zikir birlikteliklerine uygun olarak söyleyenlerden kıvrak Anadolu türkü formunda icra etmek isteyenlere kadar birçok savsata ortaya saçıldı. Buradan Ülkemizin Cumhurbaşkanına seslenmek istiyorum. Dalkavukların sayısı artmadan çocukluğumuzun ilk dönemlerinden bu güne kadar dinlediğimiz ilkokul çağlarında gönül telimizi titrettiğini açık yüreklilikle söyleyebileceğim İstiklal marşımızın beste formatına dokunulmasın  Ülkemiz de devlet büyükleri tarafından yer ve zamana bağlı olarak söylenen birçok sözü sıralayabilirim. Örnek olarak bir döneme damgasını vuran “Ezanın Türkçe okunması” için gösterilen çaba bunlardan birisidir. Elbette doğru anlaşılabilmesi için toplumların kendisi anlayacağı dilden bir şeyin icrası en doğrusudur. Ama bazı konulardaki ritüellerin evrenin mülkiyetinde olduğu da unutulmamalıdır. Kusurlar ve eksikler giderilebilir. Ancak bütünü bozarak deforme etmekte onun özelliğinden çok şey kaybettirecektir.  
Ekleme Tarihi: 16 Mart 2018 - Cuma

İSTİKLAL MARŞI ÜZERİNDEN YAPILAN DALKAVUKLUK

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan bir salon konuşmasında vatan şairi Mehmet Akif Ersoy, tarafından kaleme alınan İstiklal marşımızın dizelerinin mükemmelliği karşısında bestesinde bazı pürüzlerin olduğunu anlatmak için birkaç kelime söyledi. Bu sözlerinin yeri zamanı ve doğruluğu tartışılır. Ancak aradan zaman geçmeden arşivlerde ne kadar çalışma deneme ve savsata varsa ertesi günü sosyal medya sitelerinde yer aldı.

Ben gazeteciyim. İstiklal marşımızın bestesinin hatalarını anlamam anlasam da müziğin otoriteleri kadar anlaşılır biçimde anlatamam, dün akşam televizyonda haberleri dikkat ederek izledim. Birkaç kişi adeta ahkam keserken bir beyefendinin söylediği ise müziğin otoritesi ve uzmanı olduğu her halinden bili oluyordu. Çünkü İstiklal marşı için yazılan ve bugün icra edilen bestesindeki hataların birçok eserin bestesinde görülebilir dedi.

  Biz millet olarak siyaseten de olsa bir devlet büyüğünün sözlerini emir telakki etmekten ne zaman bu gibi sözlerin an itibarı ile söylenmiş olabileceğini anlayarak üzerinde durma huyundan vaz geçeceğiz. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren belki bu ülkede eserlerimiz  beste haline getirecek kişilerin sayısı bir elin parmakları kadar az sayılabilirdi. Ancak sizin kafanızı karıştırmak istemem ama ülkemiz de Fazıl Say’lar, İdil Biret’ler gibi dünya da söz sahibi olan sanatçılarımız olduğu gibi beste yazarlarımız da bilinmektedir.

  Bakıyorum son günlerde İstiklal marşımızı Türk sanat musikisi gibi icra etmek isteyenler olduğu gibi bunu zikir birlikteliklerine uygun olarak söyleyenlerden kıvrak Anadolu türkü formunda icra etmek isteyenlere kadar birçok savsata ortaya saçıldı. Buradan Ülkemizin Cumhurbaşkanına seslenmek istiyorum. Dalkavukların sayısı artmadan çocukluğumuzun ilk dönemlerinden bu güne kadar dinlediğimiz ilkokul çağlarında gönül telimizi titrettiğini açık yüreklilikle söyleyebileceğim İstiklal marşımızın beste formatına dokunulmasın

 Ülkemiz de devlet büyükleri tarafından yer ve zamana bağlı olarak söylenen birçok sözü sıralayabilirim. Örnek olarak bir döneme damgasını vuran “Ezanın Türkçe okunması” için gösterilen çaba bunlardan birisidir. Elbette doğru anlaşılabilmesi için toplumların kendisi anlayacağı dilden bir şeyin icrası en doğrusudur. Ama bazı konulardaki ritüellerin evrenin mülkiyetinde olduğu da unutulmamalıdır. Kusurlar ve eksikler giderilebilir. Ancak bütünü bozarak deforme etmekte onun özelliğinden çok şey kaybettirecektir.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.