Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

KILAVUZU KARĞA OLANIN BURNU NECESETTEN KURTULMAZ

Her ne kadar Burdur da siyasette sular ısınıyor gibi görünüyor ise de eskisinin yenisinden başka bir durum yok gibi görünüyor. Gündem gereği hararetli atışmalar sadece bizim oğlan siyasetten öfkelenmiş diyebilirsiniz. Geçtiğimiz günlerde Burdur Milli Eğitim Müdürü’nün odasında Atatürk fotoğrafı neden yok gibi bir polemik ile başlayan siyaset sürtüşmeleri devam etmektedir.  Bilhassa Burdur Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram, üzerinden sürdürülen kavganın altındaki gerçek bu kişinin uluorta sosyal medyayı kullanması bazı siyasi ve siyasi yelpazedeki kişileri kendi üzerine çekerek prim kazanma anlayışıdır. Mahmut Bayram, yaptığı görev gereği devlet memuru onun bağlı olduğu yasa 657 sayılı devlet memurları kanunudur. Buna göre de devlet memurlarını gerek idari açıdan gerek yasal açıdan verilecek cezalar bellidir. Bir önceki gün özel bir televizyon kanalında verilen haberin, veriliş şekli Milletvekili ve CHP Burdur İl Başkanı’nın Bayrağa ve Atatürk posterine yapılan saygısızlığı sorgulamak ve nedenini öğrenmek için odaya hışımla girmelerini kanal yetkililerinin baskın şeklinde vermeleri hatta bazı sosyal basın kuruluşlarının sayfalarında “baskın” şeklinde vermeleri adeta Burdur Milli Eğitim Müdürü’nü olay karşısında mağdur hatta savunmasız duruma düşürmüştür. Görüntülerde Milli Eğitim Müdürü bu olay karşısında yerinden dahi kalkmaya tenezzül etmemiş sıradan beklenmedik ziyaret gibi olaya yaklaşmış sakinliğini koruyarak saldırıyı bertaraf edebilmiştir. Size yeri gelmişken bir soru şeklinde düşüncemi aktarayım. Elinde Atatürk posteri ve Bayrak olan iktidar milletvekili veya kendi kurumundan bir üst düzey yetkili olsa idi aynı hışımla odaya girdiği bir anda acaba müdür yerinde mi otururdu, yoksa ok gibi ayağa mı fırlardı. Sanmıyorum ki durum aynı olmazdı. O halde sayın Mehmet Göker ve CHP İl Başkanı Barış Ayten’in davranışları kamuoyu nezdinde nasıl değerlendirildi. Birkaç alkışın ötesinde takdir edildi mi? Buna zaman gösterecek. Olayın bir başka yönü ise geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da dillendirilen “Kavgaysa kavga” şeklindeki üslubuydu. Bundan böyle anlaşılıyor ki birçok kez siyaset sahnesinde durumlara şahit olacağız. Sosyal medya sayfalarına göz gezdirdim. Ülkenin dağ gibi bir çok konuda sorunları dururken kayıkçı kavgası misali kapışmalar ile neleri çözeceğimizi nelerin ise yaramıza merhem olacağını bilemiyorum. Evet Türk Bayrağı istiklalimizin ve bağımsızlığımızın çok önemli bir sembolü. Atatürk ülkemizin ve dünyanın yetiştirdiği gelmiş geçmiş en büyük liderlerine mazlum milletlere yoldaş olacak bir liderdir. Öte yandan Burdur CHP’de yaklaşan İlçe seçimleri ve İl Seçimleri arifesinde bir iç çatışma ve koltuk kavgasının ayak sesleri mi? Bilmiyorum. Ancak bu karakucak güreşinden ne ülke nede Burdur gibi küçük kendi kabuğunu kırmaya çalışan bir İl’in fayda göreceğine inanmıyorum. Sorunları anlamak ve tespit etmek için ‘Amerika’yı’ yeniden keşfetmeye gerek yok sanıyorum. Yapılan toplantılar ve sonrasında ortaya yayılan rahatsızlığın herkes tarafından bilindiği ve anlatıldığı bir gerçek partinin yetkililerinin soruna çere bulması ve hedefe gidecek politikaları geliştirmesi gerekmez mi? Bir taraftan basın toplumun hür sesidir sansür edilemez diyeceksiniz. Bir diğer yandan basın içinde herkesim kendisine göre basın mensupları arasında ayrım yaparak kendisine göre samimi bulduğu kimseye özel telefonlarla davet ederek haber yaptırma yolunu seçecektir. Adama bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler. Sözün bittiği yerdeyiz dostlar.    
Ekleme Tarihi: 12 Eylül 2017 - Salı

KILAVUZU KARĞA OLANIN BURNU NECESETTEN KURTULMAZ

Her ne kadar Burdur da siyasette sular ısınıyor gibi görünüyor ise de eskisinin yenisinden başka bir durum yok gibi görünüyor. Gündem gereği hararetli atışmalar sadece bizim oğlan siyasetten öfkelenmiş diyebilirsiniz. Geçtiğimiz günlerde Burdur Milli Eğitim Müdürü’nün odasında Atatürk fotoğrafı neden yok gibi bir polemik ile başlayan siyaset sürtüşmeleri devam etmektedir.

 Bilhassa Burdur Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram, üzerinden sürdürülen kavganın altındaki gerçek bu kişinin uluorta sosyal medyayı kullanması bazı siyasi ve siyasi yelpazedeki kişileri kendi üzerine çekerek prim kazanma anlayışıdır. Mahmut Bayram, yaptığı görev gereği devlet memuru onun bağlı olduğu yasa 657 sayılı devlet memurları kanunudur. Buna göre de devlet memurlarını gerek idari açıdan gerek yasal açıdan verilecek cezalar bellidir.

Bir önceki gün özel bir televizyon kanalında verilen haberin, veriliş şekli Milletvekili ve CHP Burdur İl Başkanı’nın Bayrağa ve Atatürk posterine yapılan saygısızlığı sorgulamak ve nedenini öğrenmek için odaya hışımla girmelerini kanal yetkililerinin baskın şeklinde vermeleri hatta bazı sosyal basın kuruluşlarının sayfalarında “baskın” şeklinde vermeleri adeta Burdur Milli Eğitim Müdürü’nü olay karşısında mağdur hatta savunmasız duruma düşürmüştür. Görüntülerde Milli Eğitim Müdürü bu olay karşısında yerinden dahi kalkmaya tenezzül etmemiş sıradan beklenmedik ziyaret gibi olaya yaklaşmış sakinliğini koruyarak saldırıyı bertaraf edebilmiştir.

Size yeri gelmişken bir soru şeklinde düşüncemi aktarayım. Elinde Atatürk posteri ve Bayrak olan iktidar milletvekili veya kendi kurumundan bir üst düzey yetkili olsa idi aynı hışımla odaya girdiği bir anda acaba müdür yerinde mi otururdu, yoksa ok gibi ayağa mı fırlardı. Sanmıyorum ki durum aynı olmazdı. O halde sayın Mehmet Göker ve CHP İl Başkanı Barış Ayten’in davranışları kamuoyu nezdinde nasıl değerlendirildi. Birkaç alkışın ötesinde takdir edildi mi? Buna zaman gösterecek.

Olayın bir başka yönü ise geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da dillendirilen “Kavgaysa kavga” şeklindeki üslubuydu. Bundan böyle anlaşılıyor ki birçok kez siyaset sahnesinde durumlara şahit olacağız. Sosyal medya sayfalarına göz gezdirdim. Ülkenin dağ gibi bir çok konuda sorunları dururken kayıkçı kavgası misali kapışmalar ile neleri çözeceğimizi nelerin ise yaramıza merhem olacağını bilemiyorum. Evet Türk Bayrağı istiklalimizin ve bağımsızlığımızın çok önemli bir sembolü. Atatürk ülkemizin ve dünyanın yetiştirdiği gelmiş geçmiş en büyük liderlerine mazlum milletlere yoldaş olacak bir liderdir.

Öte yandan Burdur CHP’de yaklaşan İlçe seçimleri ve İl Seçimleri arifesinde bir iç çatışma ve koltuk kavgasının ayak sesleri mi? Bilmiyorum. Ancak bu karakucak güreşinden ne ülke nede Burdur gibi küçük kendi kabuğunu kırmaya çalışan bir İl’in fayda göreceğine inanmıyorum. Sorunları anlamak ve tespit etmek için ‘Amerika’yı’ yeniden keşfetmeye gerek yok sanıyorum. Yapılan toplantılar ve sonrasında ortaya yayılan rahatsızlığın herkes tarafından bilindiği ve anlatıldığı bir gerçek partinin yetkililerinin soruna çere bulması ve hedefe gidecek politikaları geliştirmesi gerekmez mi?

Bir taraftan basın toplumun hür sesidir sansür edilemez diyeceksiniz. Bir diğer yandan basın içinde herkesim kendisine göre basın mensupları arasında ayrım yaparak kendisine göre samimi bulduğu kimseye özel telefonlarla davet ederek haber yaptırma yolunu seçecektir. Adama bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler. Sözün bittiği yerdeyiz dostlar.  

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.