Mustafa ARSLAN
Köşe Yazarı
Mustafa ARSLAN
 

ÖYLE BİR ZAMAN GEÇER Kİ “ HER ŞEY HAYAL OLUR”

Bir döneme damgasını vuran 1983 Seçimleri öncesinde Anavatan Partisi Lideri Turgut Özal ile Halkçı Parti Lideri Nejdet Calp arasındaki Boğaz Köprüsünü Satarım, Sattırmam polemiğini birçokları hatırlayacaktır. Belki o günlerden bu günlere nasıl gelindiğini siyasette değişmeyen koro yine eksiği fazlası ile gündemde. Devlete ait bir alanın özel kesime açılmasının ekonomik bir liberalleşme adımı olarak kabul edilebilir. Bu argümanlarla iktidara gelen Anavatan Partisi Lideri Turgut Özal belki köprüyü satmadı ama var olan ve her konuda bu ülkenin vatandaşının karşısına çıkan “Tekel Yasası” Başbakan Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal’ın Kanal-6 Televizyonunu Kurması bir başka boyut kazandırmıştı Bu adım, siyasal ve toplumsal sivilleşmeye, kamusal alan sınırlarının daraltılması  özgürlük ve hak mücadelesine katkı sağlamış mıdır? Yanıtı kolay verilebilecek bir soru değil elbette. Bu alanda yapılan bilimsel araştırmalar sınırlı. Biz bu yazıda bu soruya yanıt bulmak yerine 90’lı yıllardaki özel televizyon yayıncılığının ilginç örneklerine bakacağız, o günlerin birkaç fotoğrafını anımsayacağız, kuşkusuz hepimiz o fotoğraflara bugünden bakarken pek çok farklı boyutu da  göreceğiz. Ülkenin zor bir dönemden geçtiği şu günlerde bazı kesimler tarafından tıpkı Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal Ailesinde olduğu gibi sporlar, kameralar ve bütün gözler bizleri de görsün diyenler bulunmaktadır.   Tıpkı bu günde Turgut Özal’ın aile bireylerinde olduğu gibi şaşalı organizasyonlar yaşanmaktadır. Bugün Sarayın  müdavimlerinin giydiği “Hanedan” damgası taşıyan elbiselerin giyildiği toplantılar ve geceler sergilenmektedir. Bu mutlaka bir yaşamın başlangıcı veya bir dönemin sonuna gelindiğinin işaretlerini taşımaktadır denilebilir. Türkiye Cumhuriyetinin 8’inci Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal’ın ölümü aileyi derinden sarsmış eşi Semra Özal çok geçmeden İstanbul’a taşınmış Semra Özal yerini onlardan daha muhafazakar Tayyip Erdoğan ve eşiyle zaman zaman görüşen yeni Semra Özal’a bıraktı.  Türkiye’de lider eşlerinin marka tutkusunun geçmişi hayli eski. Bu konuda dikkat çekici birçok yazı gazetelerdeki yazılardan anlıyoruz herkes“Kriz saraya uğramamış. Yurtdışı gezilerinde kullandığı lüks çantalarla gündem olan Emine Erdoğan, Japonya gezisine de 50 bin dolarlık çantayla gitti” haberleri ile çalkalandı.
Ekleme Tarihi: 29 Mart 2021 - Pazartesi

ÖYLE BİR ZAMAN GEÇER Kİ “ HER ŞEY HAYAL OLUR”

Bir döneme damgasını vuran 1983 Seçimleri öncesinde Anavatan Partisi Lideri Turgut Özal ile Halkçı Parti Lideri Nejdet Calp arasındaki Boğaz Köprüsünü Satarım, Sattırmam polemiğini birçokları hatırlayacaktır. Belki o günlerden bu günlere nasıl gelindiğini siyasette değişmeyen koro yine eksiği fazlası ile gündemde. Devlete ait bir alanın özel kesime açılmasının ekonomik bir liberalleşme adımı olarak kabul edilebilir.

Bu argümanlarla iktidara gelen Anavatan Partisi Lideri Turgut Özal belki köprüyü satmadı ama var olan ve her konuda bu ülkenin vatandaşının karşısına çıkan “Tekel Yasası” Başbakan Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal’ın Kanal-6 Televizyonunu Kurması bir başka boyut kazandırmıştı Bu adım, siyasal ve toplumsal sivilleşmeye, kamusal alan sınırlarının daraltılması  özgürlük ve hak mücadelesine katkı sağlamış mıdır? Yanıtı kolay verilebilecek bir soru değil elbette. Bu alanda yapılan bilimsel araştırmalar sınırlı.

Biz bu yazıda bu soruya yanıt bulmak yerine 90’lı yıllardaki özel televizyon yayıncılığının ilginç örneklerine bakacağız, o günlerin birkaç fotoğrafını anımsayacağız, kuşkusuz hepimiz o fotoğraflara bugünden bakarken pek çok farklı boyutu da  göreceğiz. Ülkenin zor bir dönemden geçtiği şu günlerde bazı kesimler tarafından tıpkı Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal Ailesinde olduğu gibi sporlar, kameralar ve bütün gözler bizleri de görsün diyenler bulunmaktadır.  

Tıpkı bu günde Turgut Özal’ın aile bireylerinde olduğu gibi şaşalı organizasyonlar yaşanmaktadır. Bugün Sarayın  müdavimlerinin giydiği “Hanedan” damgası taşıyan elbiselerin giyildiği toplantılar ve geceler sergilenmektedir. Bu mutlaka bir yaşamın başlangıcı veya bir dönemin sonuna gelindiğinin işaretlerini taşımaktadır denilebilir.

Türkiye Cumhuriyetinin 8’inci Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal’ın ölümü aileyi derinden sarsmış eşi Semra Özal çok geçmeden İstanbul’a taşınmış Semra Özal yerini onlardan daha muhafazakar Tayyip Erdoğan ve eşiyle zaman zaman görüşen yeni Semra Özal’a bıraktı.

 Türkiye’de lider eşlerinin marka tutkusunun geçmişi hayli eski. Bu konuda dikkat çekici birçok yazı gazetelerdeki yazılardan anlıyoruz herkes“Kriz saraya uğramamış. Yurtdışı gezilerinde kullandığı lüks çantalarla gündem olan Emine Erdoğan, Japonya gezisine de 50 bin dolarlık çantayla gitti” haberleri ile çalkalandı.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurilkadim.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.